elinin ve körü bir kafede sohbet ederlerken yanlarına günün 125. seyyar satıcısı yaklaşır. bu sefer sabit telefon satmaya çalışan yaşlı bir amca vardır karşılarında.
-param yok kızım, 80 yaşındayım! alır mısınız bir tane?
+yok, sağolun.
-ne olur bir tane alsanız, alın hadi. kimse almıyor zaten. param da yok.
elinin ve körü sallamayınca kafenin içine doğru ilerleyen satıcı amca, repliklerini tüm acındırıcılığıyla tekrar eder:
-alır mısınız bir tane? param yok, hadi be çocuklar! alın bir tane. alsanız ölür müsünüz sanki?
dilenci amca tüm çabalarına rağmen kendisini dinletemeyince hıncını zavallı elinin ve körüden almaya karar verir:
- ''orospular sizi! bir tane alsanız ölür müydünüz?! paramız yok işte. her gün sikişe geliyorsunuz buralara.'' diye küfürleri saydırarak uzaklaşır.
bu olay üzerine dumur olan elinin ve körünün gözleri sonsuza dek fal taşı misali açık kalır.