23 Haziran 2010 Çarşamba

İzmir! geliyorum bak yarın. Öğreneceğim bu İzmir sevdasının nedenlerini sonunda lan. Oh be.

20 Haziran 2010 Pazar

Lan şans mı ne bu?! Çekilişe katılıp Madrid' de bir ay kurs kazanmak falan ne iş? Nası oldu?
Şaşırdım, heyecanlandım, mutlu oldum ve korktum. Çok fazla duygu karışımı bünyeyi bozar, nokta.

16 Haziran 2010 Çarşamba

Herkes fasıla gidiyor, kıskanıyorum lan. Biz de gidelim yahu!

15 Haziran 2010 Salı

Troussov gittiğinden beri, yalnızım dostlarım yalnızım yalnız.

5 Haziran 2010 Cumartesi

finaller ve uykusuz gecelere son! huzur dolu ve yan-gel-yat felsefesinden uzak bir yaza merhaba o zaman.

3 Haziran 2010 Perşembe

elinin ve körü bir kafede sohbet ederlerken yanlarına günün 125. seyyar satıcısı yaklaşır. bu sefer sabit telefon satmaya çalışan yaşlı bir amca vardır karşılarında.

-param yok kızım, 80 yaşındayım! alır mısınız bir tane?
+yok, sağolun.
-ne olur bir tane alsanız, alın hadi. kimse almıyor zaten. param da yok.

elinin ve körü sallamayınca kafenin içine doğru ilerleyen satıcı amca, repliklerini tüm acındırıcılığıyla tekrar eder:

-alır mısınız bir tane? param yok, hadi be çocuklar! alın bir tane. alsanız ölür müsünüz sanki?

dilenci amca tüm çabalarına rağmen kendisini dinletemeyince hıncını zavallı elinin ve körüden almaya karar verir:

- ''orospular sizi! bir tane alsanız ölür müydünüz?! paramız yok işte. her gün sikişe geliyorsunuz buralara.'' diye küfürleri saydırarak uzaklaşır.

bu olay üzerine dumur olan elinin ve körünün gözleri sonsuza dek fal taşı misali açık kalır.

2 Haziran 2010 Çarşamba

finallere çalışma sabrımın sonuna geldiğimin habercisidir bu konsantre bozukluğu. cuma gelsin ve ben huzura ereyim.