28 Şubat 2010 Pazar

yazın gelmesini hiç bu kadar istememiştim ben.
sıkıldım bloogggg!!!!! bütün gün ya friends izledm ya gitar çaldım yine de sıkıldımm çokkk. ha bir de geçen gün gördüğüm, bizm sitenin karşısndaki çiğköftecide yeni çalşmya başlayan gözleri mavi mavi olan çocuğun bugün eve çiğ köfte getrdiğinde beni pijamalarla görmesi biraz utanç kaynağı oldu ama neysee ay dont keir.

26 Şubat 2010 Cuma

nurtopu gibi iki adet kistim oldu blog. beklicez geçsinler diye, geçmezse ilaç kullancam o da olmadı ameliyat falan aman korkarım ben öyle şeylerden lan. ne gerek vardı şmdi yea. birde tam ben spor salonuna yazılmaya karar vermişken, doktorun bana sakın spor yapma kistler patlayabilir falan demesi çok bir zamanında oldu yani. tek eksiğimdi bu kistler valla. joder!!
merhaba minik blogcuk, sana baş ağrıları diyarından yazıyorum bugün. lakin hastalığımın geçmesine çok az kaldı, hissedebiliyorum bunu. tek sıkıntı, neredeyse 3 haftadır dans etmiyor oluşumun içimdeki dans aşkını fena halde alevlendirmiş olması. acilen dans etmezsem, o ateş içimde patlayacak ve öleceğim sanırım. sanki uzun süredir ihmal ettiğim bir dostumu o kadar özlemişim ki, artık yokluğu acı vermeye başlamış gibi hissediyorum. böyle de garip şeyler hissettiriyor bu dans özlemi bana. iyi olursam pazar kavuşacağız. çogşükür oh.

25 Şubat 2010 Perşembe

diğer blog'da, umarım ileride çiğ köfte yememi engelleyecek bir hastalığım olmaz şeklinde bir dilekte bulunmuşum. trajikomik resmen la bu. neyse zaten canım da istemiyor, bir süre tutar o yediklerim beni.

22 Şubat 2010 Pazartesi

hastalıktan nefret ediyorum. antibiyotik almaktan artık vücudmda değişklikler ortaya çıkcak. amaan. yarn okula gitmek lazım ama. ha rüyamda kendimi Friends'teki Chandler la birlkte görmek çok güzeldi ama hayır olsun.

21 Şubat 2010 Pazar

çok güzel bir haftasonu geçirdim!! hasta olduğumu saymazsak tbi, öksürmekten ölüyorum ama yne de çoookk güzel bir hafta sonuydu. çok da alştm Mü yü burda görmeye zor oldu dün ayrılmak. haa star wars partisine gidemedk ama onun yerine Akdeniz'de otrduk snra başka barlara gittk. mesela cacık içtik. bildiğin cacıktan değil ama blog.böle shot yapıosn alkollü fln ama bnce yediler bizi alkol yoktu onun içinde nihaha. kısaca güzeldi zaten ben bliordm partiye gidemeyeciğmizi hatta emindim yani. ama çookk güzeldi her şey. yine yapalm yine!

20 Şubat 2010 Cumartesi

rüyamda çiğ köfte yiyip deliler gibi pişman olmam, bir süre çiğ köfte yememe konusundaki irademi ortaya koyuyor.

18 Şubat 2010 Perşembe

ben ki bugün hayatımda ilk defa star wars izlemiş ve beğenmiş biri olaraktan cumrtesi starwars partisine gidiyorum. heha. hayat bazen çok garip ve hızlı olabiliyor yea. yarın da sabh 6da uyanacak bir insanım ben acıyın bana ama mü'yü karşılamaya gideceğim için artık ağlasam sızlasam da kalkacağım sabahın köründe. yeeyy.
star wars partiye ne giyilir sorunsalı bizi gitmekten vazgeçirme raddesine getirdi.
bir zamanlar space diye bir şey vardı hotmail'de.

17 Şubat 2010 Çarşamba

bugün resmen çiğ köfte komasına girip ülkeme biraz daha alşmş bulunmaktaym nihaha. ama bu şehir bir fazla büyük sanki arada boğuyor beni falan. nefes alamıyor gibi hissediyorum sonra geçiyor. saçımı da laciverte değil kızıla boyatmş olmanın hüznünü yaşıyorum. lacivert 10 gün içinde sarı olurmş istemedim öle 10 gün içinde geçsin falan. birkaç ay gitsin dedm kızıla boyattım. hayırlı olsun bana.
sarımsak, ölürüm sana.

13 Şubat 2010 Cumartesi

ev.. odam. annem. babam.kardeşim. seviyorum. ama çok da üzgünüm blog şmdiden o kadar özledim ki İspanya'yı. ağlamaktan gözlerim şişti höh. yarın olsun Üstün ve Körü beni kendime getirecek inanıyorum!!! ha bir de çiğköfte haha.
elma, armut, ayva vs bekleyince neden kararıyor ya?
bu bıloga çok yazmayınca bir anda gaza geliyorum. burası sanki iki göz odada mısır patlatıp sobanın yanında ısınırken çay içme samimiyetini barındırıyor. 37 ekran küçücük tv.de türk filmi izleme samimiyeti.
nokta otomasyon sisteminin allah belasını versin der susarım. pazartesi 2.dönem başlıyormuş. ha okula bir gitmek gerek yani. o zaman kayıt yapıp gitmemeye devam etmek gerek yani. evet evet aynen öyle aynen öyleee dırırım.
o değil de, gideceğimiz ilk partinin bir star wars partisi olması bizim ne denli asosyalleştiğimizin mi göstergesi körü? bu konudaki o yüce çıkaramın acı gerçek adeta.
ben elliott smith'e aşığım. itiraf.com. abi kardeş çok yakın arkadaş aşkı bu. öyle bir ensest öyle bir kalleş. bir başka seviyorum ben seni gezegenden gelip geçtiğine iyi ki buralara uğradığına mübarek sesinden bizlere seda ettiğine sevindiğim adam. aşığım sana ulan! duy beni.!
artık Elinin istanbul sularına girmişsindir değil mi? artık aynı şehirdeyim değil mi aylar ve aylar sonra. heyecanlıyım lan ben sanki ilk defa görecem Elnin'i. ne garip şey. neyse yarın olsun lan hadi .

12 Şubat 2010 Cuma

yarın istanbul!!!! wow!!!

11 Şubat 2010 Perşembe

çok güzel bir geceydi.sürpriz partilere bayılıyorum. nasıl bırakıcam ben bu insanları burda of of of. farkındayım çok büyük gelgit ler yaşıyorum bu günlerde. yarın gece otobüs ve madrid. cumartesi istanbul vay be!

10 Şubat 2010 Çarşamba

işte o bok gibi geçen sınavdan kalmak çok hoş oldu resmen. bravoooo banaa!!!

9 Şubat 2010 Salı

eee finallerr bittiktenn sonra ne yapılırrrr??? tabiki parti. Oviedo'daki son partilerim bunlar heyt be. perşembe de bana bir sürpriz hazırlıyor sevgili arkadaşlarım ancak ne kadar azimli olsam da anlayamadım ne yaptıklarını. eh bırakaym da bozulmasn bari sürprizleri. severm ben partileriiii.
bok gibi bir sınav oldum bugün ama son sınavdı bitti oh be bitti gerisini s.ktr et. bavul hazrlama fln işlemlerine girmem gerk yarn kalkp yaplcak işler var imzalatılacak belgeler fln amaaan. sonra da döner dönmez okul başlıo en uyuzu da o. durun daha ben tatil yapacaktım ama!?

8 Şubat 2010 Pazartesi

biri beni sadece gece gündüz tango yapılan bir gezegene yollamalı. başka da bir şey istemiyorum şuan.

7 Şubat 2010 Pazar

insanlara psikopat şeklde uzaktan bakıp ve aynen uzak kalmaya çalşıorm. korkutuyor lan insanlar beni. şu an tek istediim şey İstanbul'a dönüp o harbiden sevdiğim, mecbur olduğumdan değil isteyerek zaman geçrdiğm insanlarıma kavuşmakkk. bana sorun çıkartacak insanlara hayatımda yer yok blog.nokta.
böyle zaman geçiyor, eskileri güzel hatrlıyorsun, acısız kinsiz nefretsiz gülümseyerek düşünüyorsun ama geçmişin geçmişte kaldığının da bilincinde oluyorsun. işte bunu seviyorum.
"Ya dışındasındır çemberin
Ya da içinde yer alacaksın
Kendin içindeyken, kafan dışındaysa
Çaresi yok kardeşim
Her akşam böyle içip, kederlenip
Mutsuz olacaksın
Meyhane masalarında kahrolacaksın
Şiirlerle, şarkılarla kendini avutacaksın
Ya dışındasındır çemberin
Ya da içinde yer alacaksın"

6 Şubat 2010 Cumartesi

çoğuna göre kötü belkide berbat bir huy olabilir ve bundan keyif alıyor olmam ise tam anlamıyla ibnelik olarak görülebilir. lakin ben birşeyi yapmayı çok seviyorum ve bundan da vazgeçesim yok. o da şudur : eğer istemediğim biri arıyorsa, ve beni daha önce zilyonkez aramış, konuşmanın bir yerinden sonra ben sıkılmışam ve bu çok yinelenmişse işte ben o zaman o kişinin telefonunu açmıyorum yine öylesine aradığını bildiğimden kelli. ama ben bir şey istiyorum ki o da, bu kişiler aradığında direkt meşgule atmak. " görmedim ben yaa aradığını " dememek için direkt ne diye açmadığımı bilmelerini istiyorum. meşgule atmak o anda konuşmak istememktir. meşgule atmak işim vardır. ama onlar ararken ışık yanıp sönüyor ve ben o 32 saniyelik arama süresinde telefona bakıp hadi ama kapat diye izliyorum ya o anlar güzel. inan çok güzel blog.
çok yaratıcı bir annem var. evdeki nesneleri konuşturuyor. mesela bulaşıklar adına beni makinaya yerleştirin falan diyor. bu notlara gelen kahkahalı tepkilere ise " bir de tuvalate not yazacam yarılacaksınız bekleyin görün " diyerek heyecan yaratması, bizi ev içinde eğlendiren unsurlardan biri sanırım son 2 gündür. anneaylavyu.
benim bile beklediğimden, benim bile istediğimden fazla şu sıra olanlar. istemediğin sürece mi artar demiştin körü ? off ne bayat bu hayat. garip bir his var da içimde. neyse şimdi bloga anlatacak raddede değil. bir okul açılsın hadi bakalım. eğlence var ya da sıçıntoşlardan sıçıntoşlara koşacak bu üstün. hayat, beni değil lütfen serdar ortaç'ı yor.
haftya bugün bu saatlerde evimde olcak olmak.. vay be.

5 Şubat 2010 Cuma

çok deli bir zombie partisi yaptık dün blog. çok eğlendim yahu. artık zombie kılığında gezmeye karar verdim yeni tarzım budur benim! zooombie zoombie zoombie ie ie ie.

4 Şubat 2010 Perşembe

sadece New Year's Eve demem gerekirken kendimi tutamayp sürekli Happy New Year's Eve deyişim nedir!? o Happy nin azımdan çıkmaması için 100 kere art arda New Year's Eve dicem şmdi höh.

3 Şubat 2010 Çarşamba

almancadann geçmişimm hobarey çok mutlu oldum lan! gerçi yiyecek bir çiğköftem bile yok ama neyse hadi.
En Tatlı Acım
seni öyle seviyorum ki;
dudaklarımda bıraktığın o acı tat,
boğazımda, midemde; geçtiğin her yerimde,
sebep olduğun o ateş;
beni varlığınla bir lokmada öldürebilirsin.

sana güle güle derken ,
acılar içerisindeki değersiz varlığım,
her vedadan sonra seni tekrar istiyor,
bu sefer daha acı, bu sefer daha yakıcı,
cayır cayır yak lakin hep benimle kal.

bu şiir çiğ köfte'ye itafen yazılmıştır.

2 Şubat 2010 Salı

bazı insanları kimseyle paylaşmak istemiyorum. gerçekten böyle hissediyorum bazen çok tehlikeli bir şey yahu.

1 Şubat 2010 Pazartesi

allah allah nasıl bir özgüven patlaması yaşadım bir anda. sakata gelmiym lan!
birtane finalimden geçmişim bunu duyunca dünyalar benim oldu çünkü hiçbirinden geçmeyi beklemiyordum haha. bu hani şu bir gün resmen hiç uyumadadan çalştığım sınav.heheyt be.mutlu oldum lan.
sonunda ben de grip oluyorum bılog, hayırlısı. gece burnumda bir yanma, genizimde dolmayla yatmıştım bir kalktım hafif bir bademcik şişmesi, acısı var. allah belanı versin grip yaa, tatilime yıldırım gibi düşmek zorunda mıydın şerefsiz.
Almanca sınavıııı sana geliyorum kollarını aç bana!
bir durum eğer ucundan beni etkileyecekse gerçekten pür bakamıyorum. sanırım bencilim blog. gerçi hakikatten kötü olmayacaksa kesin boka sarar demem durum için. ama eğer risk varsa yüksek dozda ve durum beni de hatta bizi de kötü etkileyecekse daha da kötü olur olm bırak ya başlanmaz bu işe diyorum. bencil miyim yoksa çok mu insanım. arasında ince bir çizgi var galiba. tutturmak için çabalıyorum doğru tarafı da. kısmet.
sansta biri bana ''çok güzel oynuyorsun, ne kadar oldu?'' dedi. sevinsem mi üzülsem mi bilemedim. oynuyorsam, tangoyu bırakıyorum.